Sıkça Sorulan Sorular
Bu bölüm, müvekkillerimizden ve danışmanlık hizmeti verdiğimiz kişi ve kurumlardan en sık aldığımız soruların derlendiği, hukuki süreçlerin işleyişine dair bir rehber niteliğindedir.
İçerik
gizle
-
1.
Sıkça Sorulan Sorular
- 1.1. 1. Avukatlık Ücreti ve Sözleşme Süreçlerine İlişkin Sıkça Sorulan Sorular
- 1.2. 2. Yargılamanın İşleyişine İlişkin Sıkça Sorulan Sorular
- 1.3. 3. Hukuki Stratejiler ve Teknik Konulara İlişkin Sıkça Sorulan Sorular
- 1.4. 4. Sıkça Sorulan Diğer Sorular
- 1.5. Sorunuzun cevabını bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz.
1. Avukatlık Ücreti ve Sözleşme Süreçlerine İlişkin Sıkça Sorulan Sorular
- Avukatlık danışmanlığı ücretli midir? Evet. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve ilgili meslek kuralları uyarınca, avukatların ücretsiz dava alması yasaklanmıştır.
- Avukat tayin etmek için vekaletname işlemleri nasıl gerçekleştirilir? Adınıza hukuki işlem yapılabilmesi için Türkiye sınırlarındaki herhangi bir noterlikten vekaletname tanzim ettirmeniz gerekmektedir. Notere giderek avukatın kimlik ve baro sicil bilgilerini vermeniz yeterlidir. Şahsi işlemlerde nüfus cüzdanı aranırken; şirket temsillerinde imza sirküleri ve yetki belgesi şarttır. Ayrıca boşanma veya gayrimenkul devri gibi özel yetki gerektiren durumlar için notere iki adet vesikalık/biyometrik fotoğraf ibraz edilmesi zorunludur.
- Yurt dışında yaşayan vatandaşlar Türkiye’deki bir avukata nasıl vekalet verebilir? Yurt dışında ikamet eden kişiler, bulundukları ülkedeki Türk Başkonsoloslukları aracılığıyla vekaletname çıkarabilirler. Konsolosluğa erişimin zor olduğu bölgelerde ise, bulunulan ülkenin yerel noterinden vekaletname çıkartılıp bu belgeye “Apostil” şerhi vurdurulması ve sonrasında belgenin Türkiye’de yeminli tercüman aracılığıyla Türkçeye çevrilerek noter onayından geçirilmesi gerekmektedir.
- Süreci başlatırken avukatımla yazılı bir sözleşme yapmam şart mı? Kanunumuzda avukatlık sözleşmesi için zorunlu bir şekil şartı öngörülmemiştir; yani hukuki temsil sözlü mutabakatla da kurulabilir. Ancak sürecin şeffaflığı ve tarafların haklarının korunması adına, alınacak ücreti ve yapılacak işi belirten yazılı bir “Avukatlık Ücret Sözleşmesi” yapılmasını tavsiye etmekteyiz.
- Avukatlık ücretleri nasıl belirlenir, bir standart var mıdır? Avukatlık ücretleri; uyuşmazlığın hukuki zorluğuna, davanın görüleceği yere ve harcanacak mesaiye göre her dosya için özel olarak belirlenir. Ancak bu belirleme yapılırken, her yıl Adalet Bakanlığı onayıyla Resmi Gazete’de yayımlanan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi”nde (AAÜT) yer alan alt sınırların altına düşülemez. Ücret, bu asgari sınırların üzerinde olmak kaydıyla taraflarca tayin edilir.
- Sözleşmede ücret belirtilmemişse ne olur? Eğer taraflar arasında yazılı bir ücret kararlaştırılmamışsa veya sözleşmedeki ücret maddesi geçersiz sayılırsa, avukatlık hizmetinin bedeli kanun gereği doğrudan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi” (AAÜT) esas alınarak belirlenmiş kabul edilir.
- Davayı geri çekersem veya avukatımı azledersem ücret ödemem gerekir mi? Avukatlık Kanunu’na göre, müvekkil haklı bir gerekçe olmaksızın avukatını azlederse veya davasından feragat ederse, kararlaştırılan avukatlık ücretinin tamamını ödemekle yükümlüdür.
2. Yargılamanın İşleyişine İlişkin Sıkça Sorulan Sorular
- Avukatım dava süreciyle ilgili bana ne sıklıkla bilgi vermelidir? Dosyada hukuki sonuç doğuran kritik gelişmeler yaşandıkça tarafınıza bilgi verilir. Örneğin; dava açıldığında, bilirkişi raporu dosyaya geldiğinde veya dosyaya ilişkin önemli bir gelişme yaşandığında müvekkil mutlaka bilgilendirilir. Ancak mahkemelerin aylarca beklediği “ara süreçlerde” (örneğin raporun bilirkişide incelendiği dönemde) sürekli dosya sorgulaması yapmak, sürecin işleyişine bir katkı sağlamaz. UYAP Vatandaş Portal üzerinden dosyanızı anlık takip edebileceğinizi, kritik bir gelişme olduğunda tarafımızca muhakkak sizinle iletişime geçileceğini hatırlatmak isteriz.
- Davaların duruşmaları ne kadar sürede bir yapılır? Duruşma aralıkları; davanın türüne, mahkemenin bulunduğu ile ve o adliyenin iş yüküne göre büyük farklılıklar gösterir. Ortalama bir hukuk davasında duruşmalar 3 ila 4 ayda bir yapılırken; büyükşehirlerdeki yoğun mahkemelerde veya başka bir dosyadan bekletici mesele yapılan hallerde bu süre 6 aya, hatta 1 yıla kadar uzayabilmektedir.
- Bir dava ortalama kaç duruşmada karara bağlanır? Bu durum tamamen uyuşmazlığın içeriğine bağlıdır. Tarafların delil sunma hızı, tanıkların dinlenmesi, bilirkişi incelemesinin gerekip gerekmediği ve kurumlardan beklenen yazıların gelme süresi bu sayıyı belirler. Bazı davalar 2-3 duruşmada sonuçlanırken, teknik inceleme gerektiren davalarda bu sayı 10 duruşmayı aşabilmektedir.
- Müvekkil olarak duruşmalara şahsen katılmak zorunda mıyım? Avukat ile temsil edildiğiniz davalarda (Ceza davalarındaki sanık sorgusu ve Aile Mahkemelerindeki özel durumlar hariç) duruşmalara bizzat katılma zorunluluğunuz yoktur. Avukatınız sizi mahkemede temsil eder ve hukuki işlemleri yürütür. Sadece hakimin bizzat sizi dinlemek istediği “isticvap” veya yemin teklifi gibi spesifik durumlarda katılımınız zorunlu hale gelir; bu durumda da avukatınız sizi önceden bilgilendirir.
- Duruşmaların mahkemece belirlenen saatte başlamamasının sebebi nedir? Mahkemelerin günlük duruşması yapılacak dosya sayısındaki yoğunluk, bu gecikmelerin temel sebebidir. Sizden önceki bir dosyada çok sayıda tanık dinlenmesi, tarafların uzun beyanlarda bulunması veya teknik bir inceleme yapılması gibi durumlar, mahkemenin zaman çizelgesini kaydırabilir.
- Adli tatil döneminde yeni bir dava açmak veya işlem yapmak mümkün müdür? Hukuk sistemimizde her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos tarihleri arası adli tatil olarak kabul edilir. Bu zaman zarfında yeni bir dava açmanızda veya icra takibi başlatmanızda hiçbir yasal engel yoktur. Sadece, kanunda acil ve ivedi sayılmayan işlerin (örneğin standart alacak davalarının) duruşmaları ve yargılama sürelerinin işlemesi adli tatil sonrasına bırakılır.
- Yerel mahkemenin karar vermesiyle hukuki süreç tamamen sonuçlanmış olur mu? Duruşma salonunda hakimin verdiği kısa kararla süreç hemen bitmez. Öncelikle mahkemenin gerekçeli kararı yazması ve bu kararın taraflara tebliğ edilmesi gerekir. Kararın tebliğinden sonra kanuni itiraz süreleri (İstinaf ve Temyiz) başlar. Taraflar itiraz etmezse veya üst mahkemeler kararı onarsa, karar “kesinleşmiş” olur.
- Üst mahkeme (İstinaf ve Yargıtay) incelemeleri ortalama ne kadar zaman alır? Bölge Adliye Mahkemeleri (İstinaf) ve Yargıtay’daki (Temyiz) inceleme süreleri, dosyanın gönderildiği ilgili dairenin iş yüküne göre büyük farklılıklar gösterir. Bu nedenle üst mahkeme süreçleri için net bir süre vermek hukuken ve fiilen mümkün olmamakla birlikte, bu aşamalar ortalama 1 ila 2 yıl arası sürebilmektedir.
3. Hukuki Stratejiler ve Teknik Konulara İlişkin Sıkça Sorulan Sorular
- Tazminat davaları neden ilk başta “50 TL” veya “100 TL” gibi çok düşük rakamlarla açılır? Bu durum tamamen müvekkili korumaya yönelik kanuni bir stratejidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bize tanıdığı “Belirsiz Alacak Davası” veya “Kısmi Dava” kurumu sayesinde, (örneğin değer kaybı veya işçilik alacağı gibi) net miktarı henüz bilinmeyen davalar düşük sembolik rakamlarla açılır. Dosya bilirkişiye gidip alacağın net hesabı yapıldıktan sonra, dava değeri bu gerçek rakama yükseltilir. Böylece dava başında gereksiz yere yüksek harç ödemekten ve olası bir reddedilme durumunda karşı tarafa yüksek vekalet ücreti ödeme riskinden kurtulmuş olursunuz.
- Mahkemenin kararında yazan vekalet ücretini neden avukatım alıyor? Mahkeme kararlarının sonunda, kaybeden tarafın ödemesine hükmedilen “karşı yan vekalet ücreti” yer alır. Mahkeme kararları sadece davanın tarafları (davacı-davalı) adına yazıldığı için kararda avukatın ismi geçmez; ancak 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi son fıkrası çok açıktır: “Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir.” Bu nedenle mahkemece takdir edilen bu bedel, müvekkilin avukatına bizzat ödediği sözleşme ücretinden tamamen bağımsızdır ve kanunen avukatın yasal hakkıdır.
- Mahkeme zaten vekalet ücretine hükmetti. Kendi ödediğim vekalet ücretini avukatım bana geri mi verecek? Hayır. Mahkemenin hükmetmiş olduğu vekalet ücreti uygulamada karşı yan vekaleti ücreti olarak adlandırılan ücret olup mahkemece takdir edilen bu bedel, müvekkilin avukatına bizzat ödediği sözleşme/danışmanlık/avukatlık ücretinden tamamen bağımsızdır. Bu sebeple kendi ödediğiniz vekalet ücretinin iade edilmesi gibi bir durum söz konusu olmayacaktır.
- Mahkeme veznesine yatırılan dava masrafları (gider avansı) neleri kapsar? Bir davanın açılabilmesi ve yürütülebilmesi için devlete ödenen harçlar, taraflara gönderilecek tebligat giderleri, dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi halindeki bilirkişi ücretleri ve keşif masraflarının tamamı gider avansı kalemlerini oluşturur. Yargılama neticesinde haklı çıkmanız durumunda, peşin olarak yatırdığınız bu masraflar karşı tarafa yükletilir.
4. Sıkça Sorulan Diğer Sorular
- Dava açmadan önce ihtarname çekmek zorunlu mudur? Her davada zorunlu olmamakla birlikte; tahliye davaları, sözleşme fesihleri ve temerrüt (borçluyu gecikmeye düşürme) gerektiren alacak davalarında noter kanalıyla ihtarname çekilmesi hukuki sürecin başlatılması/yürütülmesi için çoğu zaman hayati öneme sahiptir.
- Dava açmadan önce arabulucuya gitmek mecburi midir? Mevzuatımızda yapılan güncel değişikliklerle birlikte; bazı dava konularında dava açmadan önce arabulucuya başvurulması yasal bir zorunluluktur. Bu “dava şartı” yerine getirilmeden doğrudan açılan davalar mahkemece usulden reddedilir.
- Trafik kazası sonrası sigorta şirketine başvuru yapmadan dava açabilir miyim? Hayır. Karayolları Trafik Kanunu gereği, değer kaybı, hasar veya vefat/maluliyet tazminatı talepleri için dava açmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmadan önce ilgili sigorta şirketine yazılı bir başvuru yapılması “dava şartıdır”. Bu başvuru yapılmadan açılan davalar reddedilir.
- Kazandığım tazminat davası sonrası para hesabıma ne zaman yatar? Mahkeme kararını verdiğinde karşı tarafın ödemeyi kendi rızasıyla hemen yapması nadir bir durumdur. Karar verildikten sonra ilamlı icra takibi başlatılır ve karşı tarafa icra emri gönderilir. Bu emrin tebliğ edilmesinden sonra yasal ödeme süreleri beklenir. Kısacası, kararın çıkması ile tahsilatın yapılması arasında değişken bir icra süreci bulunmaktadır.
- Sadece bulunduğunuz il sınırları içindeki hukuki uyuşmazlıklara mı bakıyorsunuz? Bursa merkezli bir hukuk bürosu olmamıza rağmen, UYAP ve e-duruşma gibi teknolojik altyapılar sayesinde Türkiye’nin dört bir yanındaki davaların takibini ve hukuki danışmanlık süreçlerini zaman ve mekan sınırı olmaksızın yürütebilmekteyiz.
Sorunuzun cevabını bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Burada bulunmayan ancak cevabını merak ettiğiniz başkaca sorularınız var ise iletişim formu yoluyla bizimle doğrudan bağlantı kurabilirsiniz. En kısa süre içerisinde mesajınıza dönüş yapılacaktır.
